Tolstoy – İvan İlyiç’in Ölümü Kitap Konusu ve Yorumu

 

Selamlar, herkesin istisnasız bir kere de olsa üzerine düşündüğü, sorguladığı bir kavram var mıdır?

Bence, vardır.  

Yaşamın karşılığı ölümdür ve bunun bilincine varan tek varlık insandır. Fakat bu bilincin yaşamımıza getirileri ve götürüleri tartışılır. Kimileri için bu fark ediş dünyada geçireceğimiz zamanı değerlendirmeye, yaşamı anlamlandırmaya yardımcı olurken bazıları için yıkıcı bir etki yaratıp, yok oluş korkusu oluşturabiliyor.

Peki ölümün bir vakti saati var mıdır?

Var olmaya yönelik iştahımız, yaşamaya yetişemediğimiz hayatlarımızın ölümün varlığını gölgelemesi, unutmak ve gerçek yüzümüze çarptığında afallamamız neden?

 

Tolstoy – İvan İlyiç’in Ölümü Kitap Konusu

 

Son günlerinde, ölümle önce mücadele eden, daha sonra çaresizce kendisini ona bırakan bir adamın yaşadıklarını anlatıyor. Kitap, ismiyle kaçınılmaz olan sonu baştan açıklığa kavuşturuyor; en başta ölüm haberi veriliyor ve merak gideriliyor ve biz okuyucu olarak mücadelenin nasıl sonuçlanacağını biliyoruz ve İvan İlyiç’in ölümünü bekliyoruz.

 

tolstoy ivan ilyiç'in ölümü

 

İvan İlyiç’in Ölümü Kabullenme Süreci-Kübler Ross Yas Aşamaları

Kişi kendisinin ya da sevdiği birinin öleceği bilgisine maruz kaldığında, farklı psikolojik aşamalardan geçer, İvan İlyiç’in bu süreçteki çeşitli ruh hallerini Kübler Ross’un Yas’ın Beş Aşaması Modeli yardımı ile daha iyi anlayabiliriz.

İlk aşamada kişi ölümü inkâr eder, çaresizlik içerisinde kendi ölümünün gerçek olamayacağına inanır. Tahlillerin karışmış olabileceği, başka bir doktorun görüşünün farklı olacağı gibi düşüncelerle kendisine şok etkisi yaratan bu olayla inkâr savunma mekanizması ile baş etmeye çalışır.

Ölüm haberinin inkâr edilemez olduğu kanıtlandığında, inkâr yerine öfke, hiddet ve kin gibi yıkıcı duygular hissedilir. Öfke, ölüm düşüncesinin inkâr edilmediğinin ancak kişinin “neden başkaları yerine ben ölüyorum?” sorusunu kendisine sorduğu aşamadır.

Öfke duyan kişi, bu duygu yerine ölümü geçiştirmek için pazarlık yapmak isteyebilir. Eğer ben daha iyi bir insan olursam, ölümümü de erteleyebilir, gibi düşünceleri olabilir.

Hastalığın semptomları ilerledikçe ve kişi güçsüzleştikçe, çaresizlik, karamsarlık, hüzün ve üzüntü deneyimler.

Son aşamada ise ölümün diğer aşamalarından geçen kişi, reddedemediği kaderini kabullenmeye başlar. Öfkesini, üzüntüsünü ifade edebilir, kalan zamanında hayatına anlam katmaya çalışabilir ve yaklaşan sona kendisini hazırlayabilir.

“Ben ölmedim, o öldü.” Cümlesinin Rahatsız Edici Tesellisi

Bu cümleyi roman boyunca diğer karakterlerin içten içe kendilerine söylediklerini ve hatta böylece biraz da teselli bulduklarını düşünüyorum. Biraz daha yaşamalı, doyurulamayan hazları doyurmalı talebi İvan İlyiç haricinde tüm karakterlere sinmişti. Herkesin sürdürülmesi gereken yaşamlarını sürdürüyor olmaları gerektiği inancı aşılanmış herkese, aksi kabul edilemez.

Her şey olması gerektiği gibi olur, kibar, üst sınıf birçok çevreye sahip olunur. Oldukça düzgün, kurallara uygun ve inceliklerle dolu bir yaşam sürdüren birinin doya doya yaşadığı söylenebilir.

Peki anlaşılamamak, çok yalnız, çok yanlış hissetmek neden? Zihinlerde ölümün fısıltısının duyulamayışı neden?

Kitabı okurken kendimizi karakterle bağdaştırıyoruz bundan dolayı başta aldığımız ölüm haberi hiçbir şey ifade etmezken, okurken sempati duyduğumuz karakter ikinci defa ölüyor ve okur olarak üzülüyoruz, biraz durup düşünüyoruz neyse ki sonunda biz değil başkası ölüyor.

Ölümü bir varış olarak görmek yerine yoldan alacağımız keyfe, nerelerden geçtiğimize ve bizimle beraber yürüyen insanlara odaklanırsak, nereden geldiğimizin ve ne yaptığımızın farkında olursak eğer bu yolculuktan korku duyacağımızı sanmıyorum.

İvan İlyiç bu farkındalığı edinmeye yardımcı olacak bir karakter.

Umarım siz de keyifle okursunuz.

Görüşmek üzere.

-Özlem

 

Özlem’e ait diğer yayınlar için : TIKTIK

Özlem

Özlem

Gazi'de İngilizce Öğretmenliği son sınıf öğrencisi, yedinci sanat dalına düşkün biri. Sinemanın gücüne inanır, zamanını anlamak ve anlatmak için harcar, arada yazar, çokça düşünür. Keşfetmeyi ve yolculuğu seven biridir.

2 thoughts on “Tolstoy – İvan İlyiç’in Ölümü Kitap Konusu ve Yorumu

  • 14/11/2020 tarihinde, saat 20:08
    Permalink

    Daha önce Tolstoy’un başka bir kitabını okumuş dilinin bana göre olmadığına karar vermiştim ama bu yayın Tolstoya bir şans daha vermemi sağladı. Teşekkürler, kitap artık listemde.

  • 15/11/2020 tarihinde, saat 12:14
    Permalink

    Çok sevindim, umarım keyifle okursunuz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.