Tutamıyorum Zamanı : Sizden Gelenler

 Sara ‘ Tutamıyorum Zamanı ‘

Bugün postalarımı temizlerken, çok güzel bir mailin gereksiz postalarımda kaybolduğunu fark ettim. Böyle hoş bir yazının mail kutumda kaybolması açıkçası beni bir hayli üzdü. Uzun zamandır beni böylesine etkileyen bir yazı daha okumamıştım. Teşekkürler Sara!

Daha fazla uzatmadan sözü Sara’ya bırakıyorum;

Tutamıyorum Zamanı

Bir saat önce böyle bir metin yazacağımdan haberim yoktu. Balkonda ayaklarımı uzatmış bir şekilde kitabımı okuyor, derin düşüncelere dalıyordum. Ne olduysa kitap okurken uykuya dalmam ile oldu. Uyandığımda kendimi derin düşünceler arasında, zamanımın puf olup uçmasını tahattur ederken buldum.

İçim içime sığmadı, kurtulamadım bu düşüncelerden… Yazmak istedim ama yarın bir gün yangında kül olacak, depremde betonların arasına sıkışıp kalacak bir kağıda değil, ömürlük bir yere. Senin sayfana.

Bilmem kabul eder misin, benim gibi birini yazısını?

Amacım kendimi aşağılamak değil, kalbimde kainatın anahtarını taşıyan bir mücevher olduğumun ben de farkındayım. Sadece bu ağır düşüncelerimin, sayfanı kirleteceğini düşünebilme ihtimalin bu soruyu sormama neden oldu.

Ağır düşünceler diyorum çünkü bu düşünceler, ağırlığı ile çökmeme kamburumun çıkmasına neden oluyor. Kurtulamıyorum bu düşüncelerden.

Tutamıyorum Zamanı

Zamanı tutmak istiyorum, daha fazla ileriye gitmek yerine bulunduğum zamanda bir şeyler yapmak istiyorum. Her yaşım büyük bir yoklukla son buluyor. Yokluk yaşamımı ele geçirmiş, bana fırsat tanımıyor…

Yaptıklarım bana yetmiyor, yaşamımdan sosyal medyaya ayırdığım her bir dakika kalbimi karartıyor. Zamanım uçup giderken boş işlere ayırdığım her dakika bende kapanmayacak yaralar oluşturuyor. Tüm bunlara rağmen tutamıyorum zamanı.

Sürekli bir koşuşturma halinde olmak, hayatı dolu dolu geçirmek istiyorum ama olmuyor. Çok zor.

Tutamıyorum Zamanı

Hayatım yatağımda uyuyarak, balkonumda kitap okuyarak ve çoğu zaman hiç göremeyeceğim insanların yaşamında olup bitenleri okuyarak/izleyerek geçiyor. Ben böyle bir hayatım olsun istemiyorum jaze, kendimi durdurmak istiyorum zamanı tutup “dur şurada, kendimi toparlayıp sana geleceğim” demek istiyorum ama olmuyor jaze. Ben kendimi toparlayana dek zaman geçmiş oluyor.

Geçen zaman beni yormuş, yaşlandırmış oluyor. Yaşın kaç diye soracaklar şimdi ama inanın yaşımdan bir hayli büyüğüm, belki 40 belki 50…

Bazen ibadetlerden uzak kaldığım için mi bu tatminsizliğim diye düşünüyorum. Ama inanın bana bu bomboş geçen yaşamımda ibadetlere vakit ayıracak bir zaman dilimi bulamıyorum. Olmuyor.

Ben bunları yazarken rahatladığımdan olsa gerek kaçan uykum yeniden beni buldu. Göz kapaklarımın bana verdiği rahatsızlığa daha fazla dayanamayarak yazıyı sonlandırmak istiyorum. Bu rahatlıktan aldığım lezzet beni her gece senin sayfana getirecek, lütfen benden sıkılma.

İyi geceler. 

-Sara

 

-Yazdığınız ve birilerine ulaşmasını, okumasını istediğiniz yazıları [email protected] mail adresime gönderirseniz bloğumda yayınlayabilirim-

jaze
Takip Et !

jaze

Umursuz, mumursuz, lisans mezunu, işsizliği meslek edinmiş bir double işsiz.Mesleğini değiştirmek amacıyla iş ararken 'geleceğe farklı bi yatırım yapmalıyım' düşüncesiyle bir yandan da blog açmış biri işte... Hakkında yazılacak pek bir şey yok, Jaze sadece Jaze işte.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.