Duygusal İstismarda Bulunan 5 Anne Türü

Hepimiz bir anne tarafından büyütüldük. Kimimizi biyolojik ebeveynlerimiz büyüttü, kimimizi bizi evlat edinen kişiler büyüttü, kimimizi bir sosyal hizmet görevlisi büyüttü, belki babaannemiz büyüttü, belki de dayımız… Hepimizi bir anne büyüttü. Cinsiyeti ve kim olduğu önemli değil, annelik sadece çocuk doğurmuş olan kadınlara bahşedilen bir nitelik değildir. Bir çocuğu kan bağı bulunmayan erkek birey de büyütebilir, çocuk için bu birey anne konumundadır, anne olarak seslenmemesi önemli değildir.

Duygusal İstismar

Ancak maalesef ki hepimiz anneler konusunda şanslı değiliz. Küçükken annelerin bize yaptıkları şeylerin normal olduğunu düşünebiliriz çünkü anne rolünün nasıl olması gerektiği hakkında pek de bir fikrimiz yoktur. Ama aklımız yetmeye başladığında, çizgi filmlerdeki anne rolünü izleriz ya da bir arkadaşımızın annesiyle tanışırız. Ve o soru gelir aklımıza; madem anneler böyle olabiliyor, o zaman benim annem neden böyle değil?

Arkadaşımız annesiyle beraber oynadığı oyunları anlatırken şunu düşünürüz; anneler çocuklarıyla oyun oynar mı ki?

Çizgi filmdeki çocuğun annesi ona masal okur ve biz bunu sorgulamaya başlarız “Benim annem bana hiç masal okumadı, benimle oyun oynamadı, beraber lunaparka gitmedik…”

Annemiz bize hiç vurmamıştı belki de ama normal olmayan bir şeyler vardı. Annemiz bizi sevmiyor muydu? Belki de çok kötü bir çocuktuk ve bizden bıkmıştı?

Bizi duygusal olarak istismar eden anneler -ya da babalar, fark etmiyor- bizde çok derin travmalar oluşturmuş olabilir. Hayatın en güzel zamanı olan çocukluk yıllarımız anne sayesinde kâbus gibi geçmiş olabilir. Annemizin bizi istismar ettiğini o yaşlarda anlamamız pek de mümkün değildir. Anladığımız yaşlara geldiğimizde de her şey için çok geç kalınmış oluyor, maalesef.

Duygusal İstismarda Bulunan 5 Anne Türü

Ama bu konu hakkında bilinçlenip başka çocukları, belki kardeşimizi ya da kuzenimizi kurtarmamız mümkün. Sadece bir çocuğun hayatının kurtarılması bile oldukça önemlidir. Hepimizin bu konuda elinden geleni yapması gerekir. O yüzden bu konu hakkında yazılan bir yazıyı sizin için çevirmek istedim.

Otoriter

Bu tür anneler aşırı müdahalecidir ve çocuklar üzerinde kontrol sahibidir. Çünkü en iyisinin ne olduğunu kendilerinin bildiğini düşünürler. Aşırı korumacı ya da sadece otoriter de olabilirler. Altın çocuğu ya da günah keçisi olarak gördüğü çocuğundan veya her ikisinden de kendi mükemmeliyetçi standartlarına göre davranmasını, herkesten önde olmasını beklerler. Genellikle çocuğun kendi kişiliğini geliştirmesine, kendi gibi olmasına müsaade etmezler. Kendi hobilerine vakit ayırmasına engel olur, bunun yerine kendi düşüncesine göre yapması gerekenleri yaptırırlar.

Örneğin; resim yapmayı seven çocuğunu resim kursu yerine zorla gitar kursuna gönderir. Çocuk her ne kadar gitmemek için dirense de onu bastırır ve bir şekilde çocuğu o kursa gönderir. Çünkü anne için çocuğun bir müzik aleti çalabilmesi resim yapmasından daha önemlidir. Çocuğun ne istediğinin pek de bir önemi yoktur, çocuk sonuçta… ne önemi var ne istediğinin. Büyüyünce unutur.

manipülatif anne

Bu annelerden bazıları çocuklarına çok fazla emek harcadıkları için onlara yüksek oranda yatırım yapıyormuş gibi görünebilir. Çocukların ayrı bir birey olduğunu kabullenmez, onları kendi uzantısı olarak görürler. Narsist olma eğilimindedirler, çocuklarını kontrol edebilmek için sürekli duygusal şantaj uygularlar. Bu tip anneler aşırı korumacı olabilir ve çocuklarını dış dünyadan uzak tutmak için ellerinden geleni yaparlar.

Ebeveynleştirici

Bu tip anneler çocuğunu bir duygusal çöplük olarak kullanırlar. Böylece roller değişir, çocuk ebeveyn rolünü; anne ise çocuk rolünü oynamaya başlar. Yaşadığı fiziksel ya da zihinsel sıkıntılar sebebiyle yapamayacağını düşündüğü ortalığı toplama, temizlik, yemek pişirme gibi işleri çocuğa yaptırmaya başlar ve böylece sorumluluklarını çocuğa devretmiş olur.  Eşine de aynı şekilde davranabilir ama eşi buna fırsat vermezse, kurban çocuk olur.

Çocuklarına sık sık onun yaşına göre olmayan dertlerini anlatırlar. Bu durumda çocuk ebeveyn konumuna geçmek onu teselli etmek durumunda kalır. Çocuğun zihin okuması, annenin ihtiyaçlarının neler olabileceğini tahmin etmesi ve buna göre davranması beklenir. Açık bir şekilde rol değişimi yaşanmaktadır. Bu tür ebeveynler kendilerine hizmet edilmesi bekler ancak çocuğun çabalarını asla takdir etmezler çünkü zaten bunu hak ettiklerini düşünürler.

Aşırı Hassas

Bu tür anneler, ailenin kalan kısmının diken üstünde yürümesine sebep olur. Çünkü herhangi bir duygusal patlamanın ne zaman geleceğinden asla belli değildir. Başka bir deyişle çok fazla dikkatli davranmaları gerekir, bunun sebebi anneyi tetikleyip başka bir sinir krizi veyahut ağlama krizine girmesini engellemeye çalışmaktır. Bu anneler hatta bu çeşit insanlar, baskıyla karşılaştıklarında soğukkanlılıklarını çabucak kaybeder ve sadece ‘yıkılırlar’. Bu belirsizlikten korkan çocuklar, anneyi üzmekten kaçınmak için davranışlarını izlemeyi ve ona göre davranmayı öğrenirler.

Bu annelerin aşırı duyarlılığı, düşük benlik saygısına sahip olmalarından ve sürekli yargılanıyormuş gibi hissetmelerinden kaynaklanır. Önyargıları nedeniyle belirsiz durumları, olumsuz yorumları ve her şeyi hakaret, küçümseme ve eleştiri olarak algılarlar. Aile ve çocuklarla olan ilişkiler, öz saygı için çok önemli olmasına rağmen, aşırı duyarlılıkları, çatışmaları dinlemek ve çözmek yerine çoğu zaman konuşmayı kesmelerine neden olur.

Reddeden ve Küçümseyen

Bu anne tipi duygusal olarak ulaşılmazdır, umursamazdır ve çocuğunu bir yük olarak görür. Var olması bir suçmuş gibi davranır –kendisi yapmamış gibi-. Onlara göre çocuk ailenin bir üyesi değil, yabancının tekidir. Genelde çocuklarından zamirler kullanarak bahsederler ve orada yokmuş gibi davranırlar. Bu annelerin çocukları anneleri yok olsa her şeyin çok daha iyi gideceğini düşünür. Dışlanmışlık ve değersizlik hissi hâkimdir. Annelerini memnun etmek için ne yaparlarsa yapsınlar, onun sevgisini ve şefkatini kazanmaları imkânsızdır, maalesef.

Böyle anneler çocuklarını kontrol edebilmek için onlara terk edilme korkusunu empoze ederler. Asla empati yapmaz, her türlü sevgi gösterisinden kaçınırlar –çünkü kalplerinde sevgi namına bir şey yoktur-. Çocukları sinir bozucu ve rahatsız edici varlıklar olarak görürler. Çocuklarına düşmanca davranma eğilimindedirler, hiçbir suçlamayı kabul etmezler. Çocuk, bu durumdan rahatsız olduğu için annesiyle duygusal ve samimi bir konuşma yapmak istediğinde reddedici ve kayıtsız bir tavır takınabilirler.

Pasif

Bu anneler itaatkârdır ve genelde baskın ve otoriter eşlere sahiptirler. Çocuklar, babanın anneye karşı olan tavrını izleyip kendisinin böyle davranması gerektiğini düşünür. Babasını taklit etmeyi öğrenir ve o da anneye karşı otoriter olmaya başlar. Bu ebeveynlik tarzı maalesef ki çocuğa sınırları ve saygıyı öğretmede başarısız olur. Sınırları olmayan bir anne, çocuğun erken isyan etmesine ve sosyal olarak kabul edilebilir davranış normlarını takip etmemesine neden olabilir. Ayrıca çocuğu diğer ebeveynin taciz edici davranışından korumakta başarısız olması muhtemeldir, bu yüzden çoğunlukla görmezden gelmeye çalışır.

Bu tür anneler genellikle birilerine bağımlıdır. Yüzleşmekten korkar ve başkaları tarafından yargılanma korkusuyla yaşarlar. Sessiz ve sakin yapıları nedeniyle, baskın ebeveynin her şeyi yönetmesine müsaade etmek durumundadırlar. Herhangi bir sorunla karşılaştıkları zaman inkâr yoluna başvurdukları için çocuklarına sağlıklı bir şekilde rehberlik edemezler. Sorunların kendi kendine ortadan kalkmalarını umut ederek halı altına süpürmeyi tercih ederler.

Çeviri: Şura

Metnin orijinaline ulaşmak için Medium adlı siteyi ziyaret edebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.