Bitki Yetiştirmenin Faydaları : Bitkilerle yaşamamız neden iyidir?

Evde Bitki Yetiştirmenin Faydaları 

bitki yetiştirmenin faydaları

Bitki yetiştirmemiz ve onlarla yaşamamız neden iyidir?

Bitki Yetiştirmenin Faydaları

Milenyum ve Z kuşakları iç mekan bitkileri yetiştirmeyi seviyor. Fakat neden? Linsay Baker ‘bitki-fluencer’lar ile konuşarak ev bitkilerinin daimi cazibesini ve öz bakımını araştırdı.

‘Güvenimizi kazanan kaktüsler’ sosyal medyada bulunan birçok tutkulu bitki severden birinin mottosudur. Aslına bakarsanız, HomeHow tarafından yapılan bir ankete göre, kaktüsler, dikenli bitkilere adanmış olağanüstü 23 milyon gönderi arasından açık ara en Instagramlanabilir ev bitkisi seçilmiş.

İkinci sırada fotojenik Mum çiçeği var ve ardından İsviçre Peyniri bitkisi olarak da bilinen Deve Tabanı geliyor. Ayrıca popüler hava temizleyici bitkileri yani; özellikle Paşa Kılıcı bitkisini, Çin Herdemyeşili’ni ve Kurdele çiçeğini unutmamak gerekir.

Bu takıntı özellikle son yıllarda Milenyum ve Z kuşakları arasında yayıldı.

Peki neden bu belirli nesiller bitkilere bakmayı bu kadar çok seviyor?

İşte bu, İngiliz yazar Alice Vincent’in Rootbound: Rewilding a Life adlı son kitabında üzerinde durulan bir konu oldu. Kitap, yirmili yaşlarının ortasındaki yazarın hayatındaki gerçek olayları içeren bir çeşit doğa anıları derlemesidir. Kendisi “Hayatımda farklı yönlerden beklenti içinde olduğum pek çok şey varken, teselliyi bahçede ve bitkilerde buldum.” diyor.

bitki yetiştirmenin faydaları

Yazar bitkilerle ‘güçlü bir duygusal bağı’ olduğunu  söylüyor. Vincent, BBC Culture’a “Bir şeyin filizlendiğini, çiçeklendiğini ve hatta tomurcuklandığını görmenin insanı derinden etkileyen bir yanı var” dedi.

“Uzun karanlık kıştan sonra, en sevdiğiniz yıllık bitkinin yeniden büyümesinde ya da topraktan geri dönüşünde gerçek bir sevinç var. Bitkilerin mevsimsel gelişiminde ve etrafımdaki genişleyen doğal dünyada günlük hayatımı organize etmeme yardımcı olan bir şeyler buldum. Bahçe işleri de benim için bir o kadar rahatlatıcı tabii.”  Ve Rootbound, onun “başarması istenilen ve eksik olan hayatı bulma” deneyimleriyle “ritmi yakaladıklarını” söylemesi yaşıtlarını etkiledi.

Vincent, karantina sırasında kitabını “rahatlatıcı bir okuma ve teselli” olarak gören birçok okuyucudan da olumlu geri dönüt aldığını söylüyor.

Hayatımın diğer kısımları çok hızlı ilerlediğinde; yavaş, fiziksel ve sabrı sınayan bu meşguliyeti oldukça sakinleştirici buluyorum.

– Alice Vincent

Milenyum ve Z kuşkları, online yaşama giderek bağımlı olan bir ortamda büyüdü ve Rootbound’a giriş, Windows 95’in Vincent’ın aile evine geliş anını anımsatıyor; “O andan itibaren Gameboylar, Sanal Bebekler, cep telefonları ve MSN gibi teknolojik ilerlemeleri talep etmeye başladık. Her şeyin öncekinden daha hızlı, daha düzgün olması ve daha iyi iletişim kurulması beklendi.”

Bu yetişkinliğimize kadar devam etti. “Giderek daha fazla online olduk ve telefonlarımızdaki uygulamalardan anında memnuniyet bekledik: Flört, paket servisler, taksiler, tamirciler gibi şeyler hızlı bir şekilde internet aracılığıyla halledilebildi.”

Ancak nedir bu hızlı ve öfkeli dijital yaşamımızın pan zehiri?

Vincent’a göre trend olan ev bitkileri ve bahçecilik.

“Bahçe işlerinde hiçbir şey anlık değildir. Hiçbir şey garanti edilemez. Telefondaki bir şeye dokunmak gibi değildir. Hayatımın diğer kısımları çok hızlı ilerlediğinde; yavaş, fiziksel ve sabrı sınayan bu meşguliyeti oldukça sakinleştirici buluyorum”

Bitki Yetiştirmenin Faydaları

Ve elbette işin ekolojik boyutu da var. “Üzerinde ve içinde var olduğumuz gezegenin ve ona nasıl bağlanıp bakmamız gerektiğinin giderek daha fazla farkına varan bir nesiliz. Doldurulabilir bir su şişesi kullanmak kadar bahçecilik de iklim bilincinin bir parçasıdır.”

Yazar kitabı için araştırma yaparken iç mekan bitkilerine bakma olgusunun uzun bir geçmişi olduğunu öğrendi. “Kargaşalı ve zorlu  dönemlerinde ev bitkilerinden etkilenen ve bahçeciliği bir tür öz bakım olarak gören Y kuşağı bahçıvanlarının, yüzyıllar öncesine uzanan, toprağı kazan veya  toprakla meşgul olmuş bir dizi neslin en sonuncusu olduğunu gördüm.

İlginç bir şekilde fark ettim ki tüm insani gelişme, ilerleme ve sanayileşme için her zaman toprağa doğru bir hareket vardı. Örneğin, düşük ışıkla baş edebilen ve evden eve taşınabilen Dağ Palmiyesi türü, Viktorya döneminde de  şimdi olduğu gibi kadar popülerdi.”

Vincent, boş zamanlarında bahçeyle ilgilenen edebiyat editörü Katherine White da dahil olmak üzere tarihteki çeşitli bitki kadınlarından ilham almıştır.

“O bahçeye çıkarken günlük giyinmezdi, İspanyol kumaşı takımı ve Ferragamo ayakkabılarıyla çıkardı.”

Sonrasında Jamaica Kincaid ve Alice Walker ise “bahçeciliği sömürgecilik ve kölelik bağlamına yerleştiren” yazılarıyla var oldular.

Ayrıca, ressam Marianne North belirli bir bölgedeki bitki örtüsü ve faunayı çizerek dünyayı dolaştı. Son olarak Gertrude Jekyll ve Beth Chatto bahçe tasarımının ataerkil kalesini ele geçirdiler ve bugünkü bitki ekim şeklimizi tamamıyla şekillendirdiler.

Wild Interiors

Çelişkili bir şekilde, bitki yetiştirmek dijital yaşama karşı bir panzehir görevi görse de, bitki yetiştiren Y ve Z kuşaklarının kendilerini bulmalarına ve kendi küresel topluluklarını oluşturmalarına yardımcı olan sanal dünyadır.

Vincent kendi kendini eğitmişti, ancak Instagram’da daha deneyimli yetiştiricilerden ve bahçıvanlardan da çok şey öğrendiğini söylüyor.

2015 yılında kendi hesabı olan noughtculture‘ı açtı. Vincent gibi insanların ‘bitki-fluencer’ dedikleri koca bir dünya var. Bunların arasında, ev bitkileri konusunda birkaç kitap yazan Baltimore merkezli Hilton Carter (hiltoncarter) da yer alıyor. Son kitabı Wild Interiors, bitkilerin evi nasıl genişletebileceğini gösteren cömertçe resimlendirilmiş bir cilttir.

Yaşayan bir varlığa kendini adamaya hazır olmalısın.

– Hilton Carter

Carter’ın BBC Culture’a anlattığına göre “bitki-fluencer“, “bitki babası” ve “bitki doktoru” olarak anılıyormuş. Bitki bulunduran bir evin “daha sakinleştirici ve davetkar” olduğunu düşünüyormuş, özellikle sert köşeleri olan bir alanı, etrafındaki yeşil yaşam sayesinde daha nefes alınabilir ve havadar bulduğunu söyledi.

Kitabında diğerlerinin yanı sıra tasarımı bitki yaşamıyla birleştirip harika bir iş çıkaran Sofie Vertongen ve Yannick De Neef’in Antwerp merkezli evi ve sanat söz konusu olduğunda maksimalist ama bitkiler söz konusu olduğunda minimalist olan Joel Bernstein’in Londra’daki evi ön plana çıkmıştır.

Bitki zaafı birkaç yıl önce Carter’ı yakaladı ve sahip oldukları birkaç ay içinde 10 bitkiden 50-60 bitkiye çıktı. Kısa sürede evini bir “iç mekan ormanına” nasıl dönüştürdüğünü ve eşinin başlarda rahatsızlık duyarken sonradan nasıl kabullendiğini  gülerek anlatıyor.

Bizim için zaafını tetikleyen duyguyu tarif edebilir mi diye sorduk:

“Şeker dükkanındaki çocuklar gibi hissettim. Ve bu canlıların evinizde olması, alışık olmadığınız bir şeyin günlük bakımını üstlenmenizi sağlar. Bence bakım sürecinde bir çeşit terapi etkisi var, bunu meditasyon yapmak veya kaçmak için kullanabilirsiniz ve haftada bir iki saat tamamen bitkilerde kaybolabilirsiniz.”

Bir anlamda, bitkilere sahip olmak, evcil hayvan sahibi olmak gibidir

Size neşe getirirler, ancak aynı zamanda sevgi ve ilgiye de ihtiyaçları vardır. Carter “Bitkiler aksesuar değildir” görüşünde;

 Bitkilerle yaşamamız neden iyidir?

“Işığa ve yiyeceğe ihtiyaçları var. Yaşayan bir varlığa kendini adamaya hazır olmalısın. Bu bir hayvan barınağını ziyaret etmek gibidir, her kediyi ya da köpeği evine getiremezsin, on tanesinden sadece birini getirebilirsin. Onlara nasıl bakacağınızı bilmediğiniz bir ton bitki alırsanız, çok üzülürsünüz ve fazla para israf edersiniz.”

Örnek olarak Carter bitkilerin ışığa ihtiyacı olduğunda belli jestleri sayesinde bunu anlayabileceğinizi söylüyor. Ve bitkilere bakmak için bir tavsiye vermesi gerekirse: “Işığı takip edin, o zaman bitki ebeveyni olmak daha kolay olacaktır.”

Kesinlikle bitki bakmaya istekli pek çok insan var

Britanya’daki bahçelerin kültürü ve tarihi hakkında fikirlerin, sergilerin ve araştırmaların merkezi olan Londra’daki Bahçe Müzesi, düzenli olarak son derece popüler olan iç mekan bitkileri hakkında fuarlar ve atölyeler düzenlemektedir.

Müzenin eğitim sorumlusu Janine Nelson, BBC Culture’a, Viktorya döneminde özellikle eğrelti otları ve palmiye ağaçlarının ev bitkisi olarak popüler olduğunu söyledi. “Bitki biriktirmeye ve seyahata duyulan ilgi aynı zamanda gelişti.” 1950’lerde Birleşik Krallık’ta açılan ilk bahçe merkezi 1970’lerdeki savaş sonrasına kadar popüler değildi. “1970’lerden beri merkezi ısıtma sistemiyle daha geniş bitki yelpazesi yetiştirmek için evler daha uygun hale getirildi.”

Şehir yaşamı doğa ile bağlantımızın kesilmesine yol açtı, ev bitkileri onunla yeniden bağlantı kurmanın bir yolu.

Nelson şöyle anlatıyor: “1970’lerde büyüdüğüm evde tavana kadar uzanıp büyüyen dev bir Deve Tabanı vardı. Kardeşim taşlardan avakado gibi bitkiler yetiştirirdi. Bence ev bitkileri, doğaya dönüşün  ‘iyi yaşam’ fikri ve zamanın idealizmi nedeniyle popülerdi.”

Bitki Yetiştirmenin Faydaları

Yüksek katlı yaşamın ve şehirlerde bahçeler olmamasının doğayla bağlantımızın kesilmesine yol açtığını ve ev bitkilerinin genç nesiller için bağlantıyı yeniden kurmanın bir yolu olduğunu söylüyor.

“Duygusal yönden, mental sağlığın korunmasına yardımcı oluyorlar. Bitkiler aynı zamanda kültürel kökenlerimizi yansıtmanın veya tatil günlerimizi hatırlamanın bir yolu olabilir.”

Sue Stuart-Smith tarafından yazılan The Well Gardened Mind kitabından alıntı yaparak diyor ki: “Yazar iç mekan bitkilerinin bulunduğu yerlerde bulunmanın ya da bir doğa manzarasına bakmanın insanları cömertlik ve güven veren daha sosyal kararlar almaya teşvik ettiğini bulan bir çalışmadan bahsediyor.

Bazı kaktüsler bakmaya başlayan ve süreci çok rahatlatıcı aynı zamanda iyileştirici bulan bir kadın ‘Bitkiler insanlar gibidir, yardımımıza ihtiyaçları var. Bizsiz yaşayamazlar.’ diyor.

 

-Kaito

 

Diğer Jazete yayınları için buraya tıklayın.

Kaito

Kaito

İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümü hazırlık sınıfı öğrencisiyim. Umarım okuduklarınızdan memnun kalırsınız.

One thought on “Bitki Yetiştirmenin Faydaları : Bitkilerle yaşamamız neden iyidir?

  • 18/02/2021 tarihinde, saat 00:53
    Permalink

    Evimdeki bitkiler çocuğum gibiler. Her birinin ihtiyacı farklı ve güzelce ilgilenilmeleri gerekiyor. Yine de onların filizlendiğini, çiçeklendiğini ve hatta tomurcuklandığını görmek gerçekten tatmin edici bir his.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.