Ufak Bir Çağ Sorunsalı : Sizden Gelenler

Yaklaşık bir hafta önce canım arkadaşım Zeynep’ten aldığım bu maili uzun süredir burada paylaşmayı düşünüyor ancak sürekli erteleyip duruyordum. Bayram telaşesinden bana arta kalan zamanda nefes almak için açıp okuduğum bu yazıyı hiç zaman kaybetmeden sizinle paylaşmak istedim.

Bir yandan geç okumanın pişmanlığını yaşayıp bir yandan da kendimi sorgulayıp, her cümlenin sonunda içsel bir sorguya çekildiğim, gerçeklere göz kırptığım bir yazı yazmış Zeynep. Ben etkilendim sizin de aynı şekilde etkileneceğinizi düşünüyor, yazı hakkında ki yorumlarınızı Zeynep ile beraber merakla bekliyorum.

-Yazdığınız ve birilerine ulaşmasını, okumasını istediğiniz yazıları [email protected] mail adresime gönderirseniz bloğumda yayınlayabilirim-

Sizden Gelenler ; Zeynep Yılmaz ‘Bir Çağ Sorunsalı’

Ufak Bir Çağ Sorunsalı

çağ

Yaşadığım çağın birçok kötü yönü olduğunu öğreneli ve anlayalı uzun zaman oldu. Fakat bunu birinci elden tecrübe etmek çok daha kötü ve yıpratıcı bir durum.

Ben de dâhil çoğu insan –özellikle benim neslimden olanlar- bunu daha ağır hissediyor. Çünkü biz hem sokakta oynadık hem evde ekrana bağlı kaldık. Hem evcilik oynadık hem Sims oynadık. Hem kaset sardık hem de Spotify’da müzik dinledik. En doğalı ve en yapmacığı bir arada yaşadık.

Belki de bu yüzden ilişkilerimiz ya aşırı tutkulu ya da selam vermeyecek kadar uzak hale geldi. Şu an soruyorum en son hangi şarkıyı son saniyesine kadar dinlediniz veya hangi fotoğrafa on saniyeden uzun süre “like” atmadan baktınız?

Fırıncıya günaydın dediniz mi? 

Bir yaşlıya yardım ettiniz mi? 

Sizi bilmem ama ben en son Nick Cave’in People Ain’t No Good şarkısını son saniyesine kadar gözüm kapalı kendimi tamamen sözlere ve ritme bırakarak dinledim. Salvador Dali’nin Belleğin Azmi tablosuna baya uzun bir süre baktım. Bunların eskiye ait olması da oldukça ironik bir durum.

İlişkilerin kötü yöne olan değişimi hakkındaki acı gerçekleri yaşamaya başladığımdan beri göz göze geldiğim her yabancıyla selamlaşıyorum. Sizin bir selamınızı aldıktan sonra inanın olay hoş bir sohbete kadar gidiyor. Şöyle düşünün; insanlar sayesinde sevgi, saygı, sadakat ve tutku devam edecek.

Çağımızda tehlikeli insanların olduğunu da yadsıyamam. Ama zararlı olan her şey her zaman vardı ve var olmaya da devam edecek. Gül bahçesinde yabani ot olması orayı kötü veya göz ardı edilecek bir yer yapmaz. Aksine gülün güzelliğini ortaya çıkarır. Lütfen yabani ot korkusuyla güzellikleri heba etmeyelim. Fakat bırakın o otlar da kalsın. Kalsın ki gülün güzelliğini ortaya çıkarsın; Sizin güzelliğinizi ortaya çıkarsın.

-Zeynep

jaze
Takip Et !

jaze

Umursuz, mumursuz, lisans mezunu, işsizliği meslek edinmiş bir double işsiz.Mesleğini değiştirmek amacıyla iş ararken 'geleceğe farklı bi yatırım yapmalıyım' düşüncesiyle bir yandan da blog açmış biri işte... Hakkında yazılacak pek bir şey yok, Jaze sadece Jaze işte.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.