Hermann Hesse – Demian Konusu ve Kitap İncelemesi

Demian Kitap Analizi

Bugün size insanı derinden sarsan bir kitap önerisiyle geliyorum: Hermann Hesse’nin Demian ’ı.

Kendisini Siddhartha adlı kitabıyla duymuş olma ihtimaliniz yüksek ancak o yapıtta Budizm ile karışarak belli sonuçlara varan çoğu şeyin keşif süreci denebilir Demian için.

Baş karakterimiz Emil, kendini bulmaya –yahut inşa etmeye?- dair yolculuğunu yaparken biz buna yalnızca şahit olmakla kalmıyor, kendimiz de o yolculuğa kalkışıyoruz sanki. Başından beri zihninden gitmeyen karmaşayı, kendince oluşturduğu bazı putları ve onları kırışını anbean takip etmek bizi de yarattığımız veya bize dayatılan kalıpları sorgulamaya itiyor.

Demian Konusu

İçeriğe dair birkaç ipucu vermem gerekirse, bahsettiğim üzere ana karakterimizin adı Emil Sinclair. Esere bir çeşit otobiyografi gözüyle de bakabiliriz zira onun küçüklüğünden başlayarak hayatının belli bir dönemine dek uzanan olaylar silsilesi anlatılıyor.

Asıl noktamız onun açısının nitelikli bir şekilde yansıtılması. Dindar, belli ahlaki değerlere bağlı bir ailede olduğunu görüyoruz. Onlarla pek de bir sorununun olmadığını da. Orası bembeyaz. Sanki dışarıdaki dünyadan soyutlanmış gizli bir cennet gibi. Fakat yine de Emil’i tetikleyen bir şeyler var dışarıda ve de çeken.

Bu çekiciliğe karşı takındığı belli tutumlar sonucu başına dert açtığı bir anda karşılaştığı Demian, hayatında yeni bir dönemin başlangıcına vesile oluyor. Onu iç çatışmaya sokan şey beyazlıktan ziyade “hayat yalnızca iyilikten ibaret” belki de. Belki daha da fazlası.

Hermann Hesse Demian

Kitap, yeni şeylerin farkına varma ve deneyimlerle, düşüncelerle bir arayışı sürdürmenin anlatılmasıyla devam ediyor. Genç yaşlarda parlayan o kıvılcım ileriki yaşlarda nasıl parlayacağını öğreniyor diyebiliriz.

Puanım 9/10.

Bir puanı nereden kırdığıma gelirsek. Doğrusu direkt “şurası yetersizdi” diyemem fakat yer yer ağırlaştığını ve okuma deneyimini olması gerekenden daha yorucu hale getirdiğini söyleyebilirim. Burada gerekli bir ağırlıktan bahsetmiyorum. Belli noktalar daha farklı, daha sade anlatılarak da verilebilirmiş gibime geliyor.

Kitabı özellikle 15-20 yaş aralığındaki insanlara şiddetle tavsiye ediyorum diyebilirim. Sorgulamaya tabii tutulan şeyler itibariyle biraz sert gelebilir ve kavranması zor olabilir. Bundan ötürü yaşça daha küçük kişilere birkaç sene beklemelerini öneririm. Hangi kitabı okuduğunuz kadar ne zaman okuduğunuz da çok önemlidir çünkü.

Şimdiden iyi okumalar!

Daha fazla kitap incelemesi için tıktık.

-Yizzie

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.