Paulo Coelho Veronika Ölmek İstiyor Kitap İncelemesi

Paulo Coelho ‘nun yazdığı Veronika Ölmek İstiyor adlı kitabı bir kaç gün önce bitirdim. Bir çırpıda bitirilebilecek bir kitap bence. Yazar öyle bir ters köşe yapıyor ki neyse okumak isteyenlerin keyfini kaçırmayayım şimdi. Psikolojik türde bir kitap o yüzden okumadan önce kendi ruh sağlınızı bir gözden geçirseniz iyi olabilir.

Veronika Ölmek İstiyor Konusu

veronica ölmek istiyor paulo

Veronika her istediğine sahip görünen, renkli bir yaşam süren genç bir kadın olmasına karşın mutlu değildir. Yaşamında bir şeylerin eksik olduğunu hissetmektedir. Başarısız bir intihar girişimin ardından kendini akıl hastanesinde bulur. Üstelik çok kısa bir ömrü kaldığını öğrenir. Zaten ölmek isteyen Veronika bu süreçte, başka dünyaların insanların tanırken kendi kimliğini de keşfetmeye başlar.

Kitap Yorumu

veronica ölmek istiyor

Can Yayınevi‘nin baskısında yazan konuyu direkt kopyaladım ve tamamen özgün yorumuma geçelim.

Kitap Slovenya’nın başkenti  Ljubljana diye bir yerde geçiyor. Random atmadım gerçekten öyle bir yer varmış. Veronika’nın evinde başlayan hikaye Villet adında bir akıl hastanesinde devam ederken, herhangi bir sokakta son buluyor.

Kitabın en çok beğendiğim yanı bazı yan karakterlerin hikayelerine de değinilmiş. Bu yüzden onların hareketlerine ve düşüncelerine daha çok anlam verebiliyoruz.

O yıllarda psikoloji biliminin çok fazla gelişmediğini  ve yine o yıllarda yaşamış olan Freud gibi kişilerin sayesinde -kitapta Freud’dan bahsedildiği için ondan örnek verdim – geliştiğini varsayarsak bence Villet’ teki tedavi çok cani değildi. Ekt ve insülin şoku gibi tedavileri saymazsak. Tedavi de denemez de neyse. –

İlk başta dediğim gibi sağlam bir psikolojiyle okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Depresyondaki biri ile ruh sağlığı iyi birinin okuması aynı olmaz. Bu arada bu tavsiyeyi depresyonda olan bir kişiden alıyorsunuz. Belirtmek istedim.

Veronika’nın kendi hayatı ve düşüncelerini öğrendiğinizde hak veriyorsunuz. Kendini öldürmeye çalıştığı ve başarısız olduğu anladığı andaki üzüntüyü ama çok yakın bir tarihte öleceğini öğrendiğiniz zamanki o duygu karışımlarını anlıyorsunuz.

Hayata geri tutunmamaya çalışmak, daha da içine kapanmak, herkesten uzaklaşmak ama bunlara rağmen kendini daha iyi tanıması, hayatı yaşanabilir olabileceğini fark etmesi ve kaçınılmaz ölümden korkmak. Ölmek istememek. Eğer sizde kitap okuyayım derken karakterin kendisi oluyorsanız eminim ki anlayacaksınız.

O zaman sizleri depresyondakilerin ve şizofrenlerin dünyasını anlamaya davet ediyorum.

“Aslında herkes deli, en deliler de deli olduklarının farkında ol­mayanlar.”

Sağlıcakla Kalın!!

-Morosophist

Diğer kitap yorumları için tıklayın.

Morosophist

Merhaba, ben Morosophist. 16 yaşında sıradan bir lise üç öğrencisiyim. Sevdiğim veya sevmediğim dizi ve filmleri nedenleriyle beraber bu blogta yorumluyorum. İstek ve önerileriniz veya herhangi bir soru için bana twitter adresimden ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.