Ateşböceklerinin Mezarı Konusu ve Anime İncelemesi

Merhaba, bu hafta sizinle savaşın ve şiddetin acımasız dünyasına çocukların gözünden bakıyoruz ve birlikte Ateşböceklerinin Mezarı ile bir yolculuğa çıkıyoruz.

Ateşböceklerinin Mezarı Konusu

Ateşböceklerinin Mezarı ( Hotaru No Haka ) ikinci dünya savaşında geçen bir Stüdyo Ghibli anime filmi . Filmde babaları asker olarak savaşan, anneleri ise sivil bir saldırı sonucu hayatını kaybeden bir abi ile kardeşin savaş zamanında hayatta kalma mücadelesini izliyoruz. Film savaş zamanlarını normalde bir animeden beklenmeyecek kadar gerçekçi ve şeffaf işliyor. Ateşböcekleri ve meyve şekerleri arasında iki küçük çocuğun gözünden savaşı, acıyı, ölümü, merhametsizliği ve hayatı izliyoruz.

ateşböceklerinin mezarı

Çok fazla yorum yapıp anlatmak istemiyorum çünkü bu filmi KESİNLİKLE izleyip kendi yorumunuzu yapmanız gerektiğini düşünüyorum. Bu yüzden bu hafta bu filmi izlememiş olan herkese diyebileceğim tek şey hemen koşup izlemeyi önermektir.

Ve eğer filmi izlemeyi düşünüyorsanız yazıya dikkat edip spoiler kısmını okumayın. Ne olacağını bilmeyip öyle izlemeniz gereken bir film çünkü. Zaten bir buçuk saatlik ve hemen bitiyor. Şimdi biraz spoiler kısmında izlemiş olan kişilere hitaben yazmak istiyorum.

Hotaru No Haka İncelemesi

Filmi bu kadar mükemmel yapan şeyin savaş zamanlarını tam olarak net bir şekilde yansıtabilmesi olduğunu düşünüyorum. Kendi akrabalarının evinde sürekli yük muamelesi görüp azarlanmaları, hasta olan kardeşine şeker çalmaya çalıştı diye Seita’yı ağır bir şekilde döven adam, bir şeyler çalmaya çalışmanın utancıyla Seita’nın gözyaşlarına boğulması; birlikte sığınakta yaşayalım idealinden öte sürekli bu yaşam tarzından dolayı sürekli kaşınmaları ve ishal olmaları, kucağında beslenme yetersizliğinden hasta kardeşiyle doktorun önünde yemek bulamadığını haykırıp ağlayan Seita, saldırı anında herkes evinden kaçarken tam tersi evlere girip yemek bulmaya çalışan Seita ve zavallı Setsuko‘nun ani ölümü…

Zaten filmin başında Seita‘yı yalnız bir şekilde görüyoruz fakat izlerken Setsuko‘nun elinde karpuzuyla son nefesini yetersiz beslenmeden dolayı vermesi benim için o kadar beklenmedikti ki… Film hakkında benim için en etkileyici ve vurucu kısımdı bu.

Öksüz ve yetim iki çocuğun biraz piyanoyla eğlenmesini bile kaldıramayan, onların parasıyla pirinç aldıktan sonra bu pirinci onlara hak görmeyen, sırf öğle yemeği yemek istediler diye yemeklerini kendi pişirmelerini söyleyen akraba tipi çok gerçekçiydi ve insanların savaş zamanındaki hallerini betimlemekte çok başarılıydı.

Bu filmi ben daha yeni izledim ve izler izlemez en sevdiğim filmler arasına aldım.

Teşekkürler 🙂

-Estarriol

Tüm anime incelemelerine ulaşmak için BURAYA, İstek ve Önerileriniz için ise şöyle tıklayabilirsiniz 🙂

jaze
Takip Et !

jaze

Umursuz, mumursuz, lisans mezunu, işsizliği meslek edinmiş bir double işsiz.Mesleğini değiştirmek amacıyla iş ararken 'geleceğe farklı bi yatırım yapmalıyım' düşüncesiyle bir yandan da blog açmış biri işte... Hakkında yazılacak pek bir şey yok, Jaze sadece Jaze işte.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.