Glasgow Gülümsemesi : Bir İşkencenin Korkunç Tarihi

Bir İşkencenin Korkunç Tarihi: Glasgow Gülümsemesi

20.Yüzyıl İskoçya’sının gezici gangsterlerı, kurbanların ağız kenarlarını keserek ” Glasgow gülümsemesi “ olarak bilinen çılgın bir sırıtışa dönüştürürlerdi. Bu birbirlerini cezalandırmanın korkunç bir yoluydu. Ancak bu kanlı uygulama bununla son bulmadı.

Acı vermenin yeni yollarını hayal etmeye gelince insanlar alışılmadık derecede yaratıcıdır. Bu tür birkaç yöntem o kadar dehşet vericidir ki, tarihte kendi başlarına kalıcı olmuşlardır. Glasgow gülüşü de işte böyle bir işkence yönteminin sonucudur.

Glasgow Gülümsemesi

Bu işkence yöntemi; kurbanın ağzının bir veya her iki köşesinden, bazen kulaklarına kadar, kesilerek uygulanır.

Glasgow gülüşü , aynı adı taşıyan İskoç şehrinde karanlık bir dönemde ortaya çıktı. Kurbanların acı çığlıkları, yalnızca yapanın kesikleri daha fazla yırtmasına neden oldu. Ve ömür boyu orada kalan korkunç bir yara izi oluştu.

Literatürde, bazen Chelsea gülümsemesi veya Chelsea sırıtışı olarak da bilinir. Glasgow Gülümsemesi ünlü Batman serisinin kötü adamı Joker ile ilişkilendirilir. Ancak bu gülüş gerçek hayatta da insanlara dehşet saçmıştır.

Glasgow Gülümsemesi

Bu Korkunç Gülümseme Nasıl Ortaya Çıktı?

Glasgow gülüşünün kökeni, İskoçya’nın Sanayi Devrimi’nin karanlık derinliklerinde kaybolmuştur. 1830 ile 1880 arasında, çiftçilerin kırsal kesimden sürülmesiyle Glasgow şehrinin nüfusu iki katını geçti.

Glasgow‘da çok sayıda fabrika ve tersanenin kurulması, onu yerinden edilmiş işçiler için en popüler yerlerden biri haline getirdi. Böylece önemli ama küçük olan bu şehir, kısa sürede İskoçya’nın en büyük şehri oldu.

Çalışma vaadi yeni Glaswowluları cezbetmiş olsa da; güvenlik ve sağlık hizmetleri yetersizdi. Suç ve hastalık, yetersiz beslenme ve yoksullukla boğuşan yeni işçi sınıfı bu şehirdeki apartmanlara yığıldı.

I.Dünya Savaşı‘nın sonu ise, yalnızca bu sorunları artırdı.

Glasgow Gülümsemesi

Glasgow’un jilet çeteleri, Doğu ve Güney Yakası’ndaki suç imparatorluklarını kontrol ediyordu. Özellikle de Gorbals olarak bilinen mahalleyi etkileri altına almışlardı.

Protestan Billy Boys gibi çetelerin Katolik Norman Conks‘la karşı karşıya gelmesiyle bu gruplar arasındaki rekabet dini çizgileri takip etti. Sonuç olarak bunlar daha sonra rakiplerini usturalarla takip eden daha küçük, eşit derecede acımasız grupların ortaya çıkmasına neden oldu.

İntikamın en gözde işareti, bir ustura ve bir parça cam ile kolayca gerçekleştirilen “Glasgow Gülümsemesi” idi. Yara izleri, şehrin çetelerinden birinin gazabına uğrayan herhangi bir Glasgowluyu hedef alabilirdi.

Glasgow’un şiddetli bir suç dünyası olarak artan itibarını bastırmak için çaresiz kalan şehir büyükleri, çetelerle savaşmak için Birleşik Krallık’ın kıdemli polis memuru Percy Sillitoe’yu işe aldı.

Polis memuru Sillitoe bu işte başarılı oldu; çeşitli çetelerin dağılması ve liderlerinin hapse girmesiyle işkenceler 1930’larda son buldu. Ancak Glasgow’un korkunç geçmişini yok etmek için artık çok geçti.

Tarihten Glasgow Gülümsemesi Örnekleri

Faşistlerden Cinayet Kurbanlarına Glasgow Gülüşünün Ünlü Örnekleri :

Glasgow gülümsemesi İskoçya çetelerinin beğenisine mahsus değildi. Politikacılar ve cinayet kurbanları da işkenceye maruz kaldılar. Böyle bir örnek Lord Haw-Haw namı diğer William Joyce’du.

Lakabına rağmen Lord-Haw-Haw aristokrat değildi. Aksine Brooklyn, New York’ta doğdu ve fakir İrlandalı Katolik bir ailenin oğluydu. Daha sonra, İngiltere’ye gitmeden önce İrlanda Bağımsızlık Savaşı‘na dahil oldu.

Orada faşizme karşı tutkusunu keşfetti ve İngiliz Faşistlerinin görevlisi oldu. İngiliz Faşistlerinin en sevdiği faaliyet Muhafazakar Parti politikacıları için güvenlik gücü olarak hareket etmekti.

Glasgow gülümsemesi

Joyce‘un 22 Ekim 1924 akşamı Lambeth, Londra’da yaptığı da buydu. O nöbet tutarken, kimliği belirsiz bir saldırgan ona arkadan saldırdı. Ve saldırgan ortadan kaybolmadan önce Joyce’ın suratına ömür boyu  taşımak zorunda kalacağı Glasgow Gülümsemesini çizdi.

Glasgow gülüşü hiçbir şekilde yalnızca İskoçya ve Britanya’ya ait değildi.

1934’te, seri katil ve sözde Brooklynli Vampir Albert Fish’in terör hükümdarlığı New York’ta büyük yankı uyandırmıştı. Seri katilin ürkütücü bir şekilde çocukları taciz etme, işkence etme ve insan eti yeme alışkanlığı vardı. Glasgow gülümsemesi ile birini damgalamak da buna dahildi.

Fish ilk önce 10 yaşındaki Grace Budd‘ı acımasızca öldürdü ve adeta bir kurt gibi yedi.

Budd’ın ortadan kaybolmasıyla ilgili soruşturma, onun daha hastalıklı kurbanlarına yol açtı.

Örneğin Billy Gaffney, Fish’in bir sonraki talihsiz kurbanıydı;

Şubat 1927‘de dört yaşındaki çocuk bir anda ortadan kayboldu ve bir daha evine dönemedi.  Daha sonra ortaya çıkanlar ise tüyler ürperticiydi. Katil, diğer iğrenç eylemlerinde olduğu gibi çocuğun belirli uzuvlarını yemiş, suratına ise Glasgow Gülümsemesi bırakmıştı.

Çocuğun kalıntıları asla bulunamadı…Ve yüzü şekilsiz küçük çocuğun korkunç görüntüsü, Amerika’nın bilinen en eski seri katillerinden birinin hikayesinde sonsuza dek karanlık bir dipnot olarak kaldı.

Seri katil Fish, 1935’te Grace Budd cinayetinden yargılandı.

Elizabeth Short’un Glasgow Gülümsemesi

Glasgow gülüşünün en bilinen örneği, ölümünden sonra “Siyah Dalya” olarak bilinen güzel Elizabeth Short‘tur.

Short, 1947‘de bir Ocak sabahı parçalanmış vücudu keşfedildiğinde Los Angeles’ta bir garson ve hevesli bir oyuncuydu.

Siyah Dalya Cinayeti Kurbanı Korkunç Gülümsemesi Bulundu

Short’un yaralarının bilgisi ulusal manşetlere taşındı: Belini ikiye bölmüştü, bacakları geniş bıçaklı kesikler taşıyordu, tuhaf bir duruşa sahipti ve yüzü ağzının kenarlarından kulak memelerine kadar düzgün bir şekilde kesilmişti. Yüzüne çarpan tüyler ürpertici, ürkütücü sırıtış gazete fotoğraflarından uzak tutuldu.

santa cinayeti

Medya çılgına dönmüştü. Bunun için 150’den fazla şüpheliyi içeren devasa bir soruşturma açıldı. Ancak Short’un katilinin kimliği hiçbir zaman tespit edilemedi.

Short’un ölümü, suç tarihindeki en rahatsız edici soğuk vakalardan biri olmaya devam ediyor.

Oyuncu olmayı hedefleyen Short, maalesef ki kaderinin en acımasız dönemiyle tanındı, peşinde koştuğu rollerle değil; Daha ziyade, öldürüldüğü çirkin tavır ve güzel yüzünü süsleyen Glasgow gülümsemesiyle oldu bu.

Glasgow Gülümsemesi Diriliş Gösteriyor

Bugün, Glasgow gülüşü menşe ülkesinde yeniden canlandı. 1970’lerde Birleşik Krallık’ın futbol takımlarının ülke çapındaki oyunlarında şiddete neden olan çeteler yeniden ortaya çıktı.

Bu arada Birleşik Krallık‘ta beyaz üstünlükçülerin, neo-Nazilerin ve diğer nefret gruplarının örgütlenmesi arttı. Bu zehirli karışımdan Chelsea Futbol Kulübü ile bağlantılı bir grup olan Chelsea Kelle Avcıları ortaya çıktı ve hızlı bir şekilde vahşetleriyle ün kazandı.

Glasgow’un Korkunç Sanayi Devrimi çetelerinden esinlenen ve terör geleneğinden yararlanan Headhunters, Glasgow gülümsemesini kendi ticari markaları olarak benimsedi. Buna ” Chelsea gülümsemesi “ veya ” Chelsea gülüşü “ adını verdiler.

korkunç gülümseme

Futbol maçlarındaki hararetli savaşlarda, Kelle Avcıları sık sık Londra’nın diğer bölgelerinden nefret edilen rakiplerle, özellikle de Güney Londra’daki eşit derecede şiddetli Millwall’la karşı karşıya gelirdi. Bu yüzleşmeler, en sert polislerin bile zorlandığı kargaşalı kavgalarla sonuçlanırdı.

Chelsea’nin Stamford Bridge stadyumunun yakınındaki Londra King’s Yolu’nda Chelsea Kelle Avcıları ; suçlular, kendi mürettebatından kaçan üyeler veya muhalif grupların sadıkçıları olsun, onlara karşı gelenlere Glasgow gülümsemesi çizmeleriyle ünlendi.

Bu tüyler ürpertici Glasgow gülümsemesi o kadar yaygındır ki, önerilen tedavi yöntemleri, tıp ders kitaplarında bile bulunabilir.

2011‘de Glasgow‘da her altı saatte, bir yüzün ciddi şekilde yaralanacağı tahmin ediliyordu. Bu tahmin korkunç cezanın yakın zamanda bitmeyeceğini gösteriyor.

Bunun gibi ilginç hikayeler için buraya tıklayın.

-Kaito

Yazının orijinali için allthatinteresting.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Kaito

Kaito

İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümü hazırlık sınıfı öğrencisiyim. Umarım okuduklarınızdan memnun kalırsınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.