Jeff Wheeler Zehirci Konusu ve Kitap İncelemesi

Jeff Wheeler Zehirci Konusu ve Kitap Yorumu

Düzenlerin karıştığı bir dünyada yaşanan olaylar düğümünü içeriyor bu roman. Öykü demeyeceğim çünkü bu romanın kişi kadrosunu çözene kadar canım çıktı. İlk başta indirimden kapıp almıştım kapağını beğendiğim için ama gerçekten içinden başka bir gerçeklikte olan bir olay düğümü çıktı. Şimdi olaya ve kitabın derinliklerine inmek istiyorum sizleri de yormadan.

Jeff Wheeler Zehirci Konusu

Kitabımız Kingfountain serisinin birinci ve ülkemizde çevrilen ilk ve tek kitabı. Orijinal ismi The Queen’s Poisoner.

Zehirci kitabının konusu Ceredigion adlı krallıktaki Kingfountain bölgesinde geçiyor. Tahtı abisinden zorla alan bir kral Ambion Tepesi adlı bir savaş yapıyor ve bu savaşı kazanıyor. Bu kral pek sevilen birisi değil hatta hakkında onlarca iddialar çıkıyor, iftiralar uyduruluyor.

Bu savaşta kralın emirlerini geri çeviren Dük Kiskaddon ve ailesi cezaya çarptırılıyor. Ceza, nehirden atılarak idam edilmesi. Asli temeli ise şu: Fountain inanç sistemi diye bir olay var bu inanç suya dayalı. Eğer ceza verildikten sonra hayatta kalırsan ve/veya özel yeteneklerinde varsa Fountain tarafından kutsanmış oluyor kişi.

Bu ceza sadece ailenin büyük oğluna veriliyor. Ailenin hayatta kalmasının şartı ise küçük erkek çocuğun kralın himayesinde olması. Himaye dediğimizde önceki kral zehirlendiği için masum çocukları kendisine çeşnicibaşı yapıyor. Mecburen aile en küçük çocuk olan Owen’ı krala teslim ediyor.

Çocuk saraya geliyor ve gelişi ile olaylar başlıyor.

İlk başta kitap ortalığı anlatıp toparlıyor. Sonraki yani sekizinci bölümde falan asıl olaylar başlıyor.

Jeff Wheeler Zehirci

Asıl olaylar şu: Kralı neredeyse kimse sevmiyor ve arkasından onlarca iş çevirmeye çalışıyor. Üstelik sarayda ciddi ciddi bir casus teşkilatı var yani kimin eli kimin cebinde kim kime hizmet ediyor belli değil.

Kraliyet zehircisi olan Ankarette Tryneowy, Owen’ı kurtarmak için canını dişine takan zehircimiz ve kitabın asıl konusu da buradan geliyor.

Ankarette casus olan Dominic Mancini ile ve boşboğaz kahya Berwick ile iş birliği yaparak Owen ve ailesini kurtarmaya çalışıyor. Olaylar karmaşık belki benim kelimelerim bile yetersiz geliyordur ama bu olayları okurken hep ağzım açık kalıyordu.

Özellikle de casus olan Dominic’in yeni bölüme geçerken günlüğünden alınan notlarını okurken. Asıl şaşırtan yer Ankarette’nin zekası.

O zekadan öyle fikirler ve öyle masallar çıkıyordu ki. Bazen Owen ile Wizr adlı satranç benzeri bir oyun oynuyorlardı o sırada gereken şeyleri anlatıyordu ona. Ankarette canı pahasına korudu Owen’ı. Hatta hep hasta olmasına rağmen ona telkinler verdi.

Karakterlerden fazla bahsetmeyeceğim bu üç karakter benim oldukça ilgimi çekti fazlasıyla bahsedersem spoiler olacak ve okurlara spoiler vererek onların okuma şevklerini düşürmek istemiyorum.

Zehirci Kitabı Yorumu

Burayı uzun uzun yazmayacağım. Kitap başta akıcı gelmedi bana ama 100. sayfadan sonra bayağı aktı, elimden hiç bırakmadım. Karakterlerin adı çok karıştı mesela. Kim kimin adamı neler oluyor hayal mi gerçek mi derken kitap bitti ben ortada kaldım. Ciddiyim.

Kitap bitince on dakika kadar yerimden kalkamadım. Zeka oyunları fazlaydı bazen anlayamadığım iq düşüklüğü çektiğim kısımlar oldu. Kitap fantastik kategoride. Fantastik kategori deyince ben elfler, golemler, periler bekledim ama farklı yerden vurdu beni bu kitap.

Yazarın olduğu kadar çevirmenin yaptığı çeviri de gayet akıcı ve hoştu bence. Bir Koala‘nın gözünden geçer not aldı.

Daha fazla kitap incelemesi için tıklayın.

-Koala

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.