Alevlerin Ardından : Le Bazar de la Charite Konusu ve Yorumu

Le Bazar de la Charite Alevlerin Ardından Netflix Fransa Dizi Konusu ve Yorumu

Le Bazar de la Charite Konusu

Yardım organizasyonu gecesinde birden bir yangın felaketi patlak verir ve çoğu kadın olmak üzere 126 kişi acı bir şekilde hayatını kaybeder. Le Bazar de la Charite ( Alevlerin Ardından ) dizisi bu yangından etkilenen üç kadının ve bu kadınların çevresindeki insanların hayatlarının nasıl değiştiğini anlatmakta.

Alev Alev Dizi Uyarlaması

Genelde Türk dizilerinde iyi bir senaryo olunca çoğumuz ”Acaba nereden, hangi diziden uyarlandı bu dizi?” diye sorarız. En azından ben sorarım ama sorduğum bu Türk dizilerine de beş altı bölüm dayanabilirim sonra bırakırım.

Neden buradan girdin diye sorarsanız eğer, bu aralar Türk medyasında popüler olan bir iki dizi var. Bunlardan biri Alev Alev. İşte bu dizimiz bu Fransız dizisinden uyarlama.

Le bazar de la charite konusu

Alev Alev dizisini Fransa da 1897’de Paris’te yaşanan Le Bazar de la Charité yangınından esinlenerek uyarlamışlar.

Türk versiyonu günümüz zamanını ele alırken, Fransız yapımı yaşanan olay zamanını ele almış. Sekiz bölümlük, bölüm sayıları elli dakikayı geçmeyen mini bir dizi.

Alev Alev dizisi ‘ni izleyen varsa ve orijinal olan bu diziye başlayacak olursa ilk bölümler hemen hemen aynı ve bu yüzden atlaya atlaya geçebilirsiniz bölümleri.

Le Bazar de la Charité Yorumu

Dizinin ana teması; Adrienne de Lenverpré, Rose Rivière ve Alice de Jeansin isimlerinde olan bu kadınların hayatı ve çevresi.

Le Bazar de la Charité

Adrienne‘in bir kızı vardır ve onu her şeyden çok sevmektedir. Ama kızı ile arasına giren, senato başkanı olmak isteyen, her türlü pisliği yapmış olan bir eşi vardır. Aynı zamanda zeki ve kurnazda.

Ama yerli versiyonundaki adam çok daha can sıkıcı onu söylemeden edemeyeceğim. Dizi boyunca kocasından kurtulmaya ve kızı ile tek yaşamak için çabalıyor.

Rose Rivière ise Jeansin ailesinin hizmetçisidir. Aynı zamanda bu ailenin en büyük kızının da çok değer verdiği birisidir. Yangından sonra hayatı 180 derece değişen ve bu üç kadından belki de en zor süreci bu kadının yaşadığını düşündüğüm kişidir. Başta uysal gibi gözükse de istediği bir şey varsa sonuna kadar giden bir kadın.

Alice de Jeansin, soylu bir aileden gelen, soylu bir ailenin oğluyla sevgili olan güzel bir kızdır. Sevgilisini seviyordu ama asla Rose ve Jean gibi değillerdi. Aralarında bir çekim yoktu. Çekim hissettiği kişi, Victor, ise yangın gecesinde ona çarpan bir kenar mahallenin çocuğuydu. Başlarda atışsalar da Alice’i yangından kurtaran bu adam oluyordu.

Sekiz bölüm, üç hikaye. Hepsi birbirinden farklı ama hepsi aynı yangından doğma hikayeler. Üç ayrı hikayenin olması karakterlere verilen bölüm sürelerini azalttığını düşünüyorum ve bölüm sayısı belki on iki olabilirdi.

Alice de Jeansin

Adrienne için sekiz bölüm yeterdi, Rose için belki on çünkü son bölümler hızlı olmuştu daha yavaş ilerleyerek senaryo tok olabilirdi. Alice içinse bir iki konu üzerinden gidildi ama hızlıca geçildi gibi. Sekiz bölümlük diziyi sırf Alice ve Victor için uzatmalarını isterdim.

Adrienne için sevgi ve nefret; Rose için umutsuzluk duygularını net verebilirim. Yansıttıkları duyguları insana verebiliyorlardı. Alice için aşk demek isterdim, dizide var tamam ama bana eksik geldi gibiler. Her şeyin çabuk olması bende biraz ciddiliği bozabiliyor.

Genel olarak dizi güzeldi, kısa olmasından dolayı sıkılmıyorsunuz ve aklınızı çok vermenize gerek kalmadığından beyninizin rahatlığını da bozmanıza gerek kalmıyor. Yaniii izleyin izleyin izleyinn!!

İkinci sezonu sabırla bekliyorum çünkü izlenecek daha çoook şey var. Ve okunacak…

Sağlıcakla kalın…

-Rase

Diğer dizi yorumları için buraya tıklayın.

Rase

HEYYOOO!!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.