Yalan Yakalama Ustası : Yalan Makinesi ( Poligraf ), Yalan Nasıl Anlaşılır

 

Yayınla sizleri baş başa bırakmadan önce ‘ Yalan Makinesi ( Poligraf ) , Yalan Nasıl Anlaşılır ‘ isimli bu yayını, yeni yazarımız Gamze‘nin yazdığını söylemek isterim. Kendisi bloğum için yazmak istediğini söylediğinde çok mutlu oldum. Bloğumda yazdığı süre boyunca sizleri çokça bilgilendireceğini düşünüyorum.

Gamze bundan sonra her Çarşamba sizlerle olacak. Gamze’ye buradan da tekrar tekrar teşekkür ediyor. Sizleri ‘ Yalan Makinesi ( Poligraf ) , Yalan Nasıl Anlaşılır ‘ isimli bu yayın ile Gamzeyle baş başa bırakıyorum.

 

Yalan Yakalama Ustası : Yalan Makineleri (Poligraf) , Yalan Nasıl Anlaşılır

 

İlk yazıma Psikolojinin de içinde bulunduğu bir konuyla başlamak istedim.

Yalan makineleri / yöntemleri yüzyıllardır varlığının bile şüpheli olduğu konuların başında gelmekte.

Kimi kesim ‘yalan söylemek isteyen bir cihanı aldatabilir’ derken kimileri de ‘doğru tekniklerle yalan yakalama ustası ‘ olunabileceğini savunuyor günümüzde.

 

Yalan makineleri

 

Biz de bildiklerimizi diyelim ve kararı size bırakalım o zaman.

 

Yalan Makineleri

 

Meselenin en başına, ilk yalan makinelerine bakarsak Ortaçağ Kiliselerine kadar uzanırız.

Orta Çağ da sorgulanacak şüpheliler, sorgudan önce çiğnenmesi için birtakım maddeler alırlarmış. Bu maddeler tükürük sayesinde yumuşarlar, yutulabilirlermiş. Fakat yalan söyleyen kişilerde, kaygıdan ötürü ağız kuruluğu olacağı için eğer lokma yutulamazsa kişinin yalan söylediği kabul edilirmiş.

19. yüzyıla geldiğimizde ise işler biraz daha ilerlemiş, sadece korku, kaygı gibi duyguların yalanı etkilemekte yeterli kalmadığı anlaşılmıştır.

Nabız ve kan basıncında değişim, titreme, sözcüklerde eksiklik ya da fazladan kelimeler gibi belirtiler de yalan söylemenin sonuçlarından kabul edilmişti. Bu belirtiler de o dönem  ‘ Pletismograf  ‘ adı verilen bir makineyle ölçülüyordu. Peki ya yalan makineleri ne zaman ortaya çıktı?

 

 Yalan Makinesi ( Poligraf ) Ne Zaman Ortaya Çıktı

 

Yalan Nasıl Anlaşılır

 

Nam-ı diğer Poligraf , 1930’larda geliştirilen fakat 1970’lerde tam anlamıyla durdurulmaya çalışılan bir tür problem olmuştu. Amerika, Yalan Makinesine Karşı Koruma Yasası ile çalışanlara yalan makinesi uygulanmasını yasaklamış, önüne geçilmek için uğraşmıştı. Fakat günümüzde halen çeşitli eyaletlerde ve Kanada, Tayland, Tayvan, İsrail gibi ülkelerde kullanılmaya devam ediliyor.

 

poligraf nedir

 

Yalan makineleri ve testleri hakkında pek çok başlık atılabilir fakat biz esas konumuza, yani basitçe karşımızdaki kişinin yalanı ‘nı yakalamak için ipuçlarına dönelim.

 

Yalan Nasıl Anlaşılır?

 

 

Güzel bir günde, kahve içmek için buluştuğunuz arkadaşınızda aşağıdaki belirtileri görebiliyorsanız TEBRİKLER! Yalan Rüzgarları sizi de sarmış demektir.

 

    1. Sorduğunuz sorulara geç/fazla düşünerek yanıt veriyorsa,
    2. Dediklerinde dahi bir şüphe, duraksama seziliyorsa,
    3. Bahsettiği meseleler kendi ile alakalı olsa da soyut ifadeler kullanıyorsa,
    4. Freudcu sürçmeler , ”eee”, ”şey” gibi ifadeler sıklaşıyorsa,
    5. Gereksiz yere fazla kelimelerle, konuşmayı doldurmak istiyorsa,
    6. Ses tonunda bariz tizleşme oluyorsa,
    7. Kımıl kımıl kıvranıyorsa (halk arasında kurtluysa),
    8. Fazla göz teması kuruyorsa,

 

Bu ve bunun gibi normalden farklı davranışlar sergiliyorsa yalan makinesi ne ihtiyaç duymadan karara varabilirsiniz.

 

poligraf

 

Bu maddelerin kişiden kişiye değiştiğini ve hiçbirinin tam bir kesinlik sunmadığını belirtelim böylece kimsenin günahını da almamış oluruz.

Zaten birbirine güvenen insanlar ne yalan söylemeye ne de açık aramaya uğraşır diyelim ve ilk yazımızı bitirelim yavaş yavaş.

Umarım konu ve işlenişi hoşunuza gitmiştir her hafta bir başka mesele ile toplaşalım ve sohbet edelim, sınırsız çay vaat ediyorum.

Herkese iyi günler, mutlu mutlu hayatlar dilerim.

 

ごきげんよう , Gamze.

 

Sağlık konusunda ki diğer yayınlar için tıktık

Gamze

Gamze

Henüz kitabi bilgilerin dışına çıkamamış, hayatı başkalarından dinleyen biriyim ben. Ben Gamze. Psikoloji öğrencisi, gelecekten korkan, gelişmeyi, geliştirmeyi seven benim. Çevirmenlik de yaparım ama keyfi şeyler, onda bile kendime yeterince güvenemem. Yıldızları severim, yıldız gibi parlayan insanları da. Umarım siz de beni seversiniz çünkü dediğim gibi, ben zaten yıldızları seviyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.